Nefes yazarı Nuray Babacan, istinafın CHP Kurultayı’na yönelik mutlak butlan kararına ilişkin kaleme aldığı bugünkü yazısında, “CHP’ye yönelik darbe girişiminin sonuçları konusunda iktidar mensuplarının görüşleri ilginç… ‘Şimdi anlıyoruz ki; ortada …
Nefes yazarı Nuray Babacan, istinafın CHP Kurultayı’na yönelik mutlak butlan kararına ilişkin kaleme aldığı bugünkü yazısında, “CHP’ye yönelik darbe girişiminin sonuçları konusunda iktidar mensuplarının görüşleri ilginç… ‘Şimdi anlıyoruz ki; ortada bizim bilmediğimiz bir anlaşma var. O da Cumhurbaşkanı’yla Kemal Kılıçdaroğlu arasında.’ Bu yorumu yapan AKP’nin karar vericileri.” diye yazdı.
Nefes yazarı Babacan, istinafın mutlak butlan kararını değerlendirdiği bugünkü köşe yazısında, “Tüm bu yaşananlara yönelik en ilginç yorum, deneyimli bir siyasetçiden geldi; “Sorun CHP’nin iktidara talip olmasında. Eskiden olduğu gibi CHP denge partisi olarak kenarda durup, iktidarı sağ partilere bırakmaya razı olsaydı, böyle bir operasyona maruz kalmazdı. ‘Siz, koltuk değneği olmaya devam edin, ülkeyi sağ partiler yönetsin’ diyen anlayıştan kaynaklanıyor. Bunun bozulma olasılığı görüldüğü için darbe gerçekleştirildi. Ne zaman CHP iktidara yaklaştı, ipi çekildi…” Bu yorumu yapan siyasetçi CHP’li değil!” ifadelerini kullandı.
“CHP’ye yönelik darbe girişiminin sonuçları konusunda iktidar mensuplarının görüşleri ilginç…” diye yazan Babacan, şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanıyla on gün önce yapılan toplantıda ortaya konulan argümanların bugünkü uygulamanın tam tersi olduğunu yazmıştık. O toplantıda, siyasi rekabetin normal yollardan yürütülmesi gerektiğini söyleyenler; Cumhurbaşkanının sadece dinlediğini de not ediyorlar.
“Toplantıdaki ruh hali ve hakim olan hava, bugün yaşananlarla hiç örtüşmüyor. Şimdi anlıyoruz ki; ortada bizim bilmediğimiz bir anlaşma var. O da Cumhurbaşkanı’yla Kemal Kılıçdaroğlu arasında. ‘Ben sana engel olmayayım, sen de CHP’yi bana ver’ denmiş gibi…”
Bu yorumu yapan AKP’nin karar vericileri, her şeyin dışında kaldıklarını bir nevi kabul ediyorlar. Konu ne son MKYK toplantısında ne MYK toplantısında tek kelimeyle geçmiyor. “Zaten böyle kararlar, oralarda alınmaz. Arka kapı diplomasisi var. Oluşturulmuş küçük gruplar üzerinden yürütülüyor işler…” diyebiliyorlar.”
Yazının tamamını okumak için .
( Alıntı )