Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
İlkay Çiçek, CHP Genel Merkezi’nin kendisini savunması alınmadan ihraç talebiyle disipline sevk etmesine tepki göstererek partisinden istifa etti. Çiçek, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığını vurguladı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 4 Ağustos’ta gözaltına alınan ve 7 Ağustos’ta tutuklanan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, CHP Genel Merkezi’ne gönderdiği dilekçeyle partisinden istifa etti.
Çiçek, tutuklanmasına gerekçe gösterilen WhatsApp mesajlarının sahte olduğunu savunarak, söz konusu mesajlarla kendisine daha önce şantaj yapıldığını ve 19 Haziran’da İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduğunu belirtti. Mesajların incelenmesi ve bilirkişi taleplerinin dikkate alınmadığını öne süren Çiçek, kamuoyunda hakkında “peşin suçluluk algısı” yaratıldığını ifade etti.
Menderes Belediyesi soruşturması: CHP’den ihracı istenen Başkan İlkay Çiçek ve 9 kişi tutuklandı
CHP yönetimine tepki
Cumhuriyet’in aktardığına göre, CHP Genel Merkezi’nin kendisini kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk etmesine tepki gösteren Çiçek, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığını ve savunmasının alınmadığını vurguladı.
Çiçek, “Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim” dedi. Parti yönetimini kendisini ve bazı Menderes Belediye Meclisi üyelerini “gözden çıkarmakla” suçlayan Çiçek, istifa dilekçesinde, “Partim bana savunma hakkını dahi tanımazken, kendi çocuklarını yiyerek aklanmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Tutuklanan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek görevden uzaklaştırıldı
Çiçek, CHP’ye ilişkin siyasi bağlılığının sürdüğünü belirterek, “Kalbimdeki Cumhuriyet Halk Partisini yok edemeyeceksiniz” sözleriyle partisinden istifa ettiğini duyurdu.
Çiçek’in istifa dilekçesinde şunları kaydetti:
“04.08.2026 günü sabaha karşı düzenlenen bir şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Dosya üzerindeki gizlilik kararı nedeniyle, ifadem alınıncaya kadar gözaltına alınma gerekçemi dahi öğrenemedim. 07.08.2026 tarihinde ise “örgüt kurma” ve “irtikap” suçlamalarıyla tutuklandım.
Tutuklama gerekçesi olarak, gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte WhatsApp mesajları gösterilmiştir. Tarafıma bu mesajlar ile şantaj yapıldığı gün, 19.06.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğim dilekçe ile açılan soruşturma dosyası yok sayılmıştır. BTK’ya telefon İMEİ tespiti taleplerim, sahte mesajların çözümlenmesi ve bilirkişi taleplerim dikkate alınmamış ama tutuklama dosyasında delil sayılmıştır. Daha da vahimi, bu sahte mesajlar kamuoyuna servis edilerek toplumda peşin bir suçluluk algısı yaratılmış; lekelenmeme hakkım ve masumiyet karinem hiçe sayılmıştır.
Anayasal güvence altındaki haklarımın bu şekilde göz ardı edildiği bir süreçte, yıllarımı verdiğim, her kademesinde siyasi mücadele yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından da; hakkımdaki suçlamalara ilişkin savunmam dahi alınmadan ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim. Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim.
Partim bana savunma hakkını dahi tanımazken, kendi çocuklarını yiyerek aklanmaya çalışıyor. Beni ve benimle birlikte gözden çıkardığınız meclis üyelerimizi hesaba katarak kurduğunuz Menderes Belediye Meclisi aritmetiği, umarım Menderes halkının iradesini hiçe sayacak kadar sizi iktidara yakınlaşma hırsına sürüklememiştir.
Şunu bilesiniz ki, kalbimdeki Cumhuriyet Halk Partisini yok edemeyeceksiniz. Bugün yıkılan çatının yarın yine emek verenlerin elleriyle, bu topraklar üzerinde yeniden inşa edileceğine olan umudum ve inancımla Cumhuriyet Halk Partisi’nden İSTİFA ediyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.”
( ALINTI www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/tutuklanan-menderes-belediye-b… )