İsmail Saymaz: Türkiye’yi “kafir” gören şüpheli konsolosluk saldırısında yakalanınca polislere, “kafama sıkın” diye bağırmış

İsrail’in İstanbul Konsolosluğu’na 7 Nisan günü düzenlenen silahlı saldırıda Yunus Emre Sarban ölü, Onur Çelik ve Ahmet İmrak ise yaralı ele geçirildi. Halk TV yazarı Gazeteci İsmail Saymaz, saldırının “iki numarası” olarak nitelediği Onur Çelik’in …

İsmail Saymaz: Türkiye’yi “kafir” gören şüpheli konsolosluk saldırısında yakalanınca polislere, “kafama sıkın” diye bağırmış
Yayınlama: 24.04.2026
A+
A-

İsrail’in İstanbul Konsolosluğu’na 7 Nisan günü düzenlenen silahlı saldırıda Yunus Emre Sarban ölü, Onur Çelik ve Ahmet İmrak ise yaralı ele geçirildi. Halk TV yazarı Gazeteci İsmail Saymaz, saldırının “iki numarası” olarak nitelediği Onur Çelik’in binaya girmek için polislere ateş ede ede ilerlerken vurularak yakalandığını, yerdeyken “Kafir polisler, kafama sıkın” diye bağırıp kendini öldürtmek istediğini, polisin ise yaralı saldırganı hastaneye kaldırdığını yazdı. Saymaz, tedavisi tamamlanan Çelik’in 14 Nisan’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifadesinin alındığını da aktardı.

Saymaz’ın aktardığı ifadeye göre Çelik, çocukluğundan itibaren parçalı bir aile geçmişi yaşadığını, dini eğitimi olmadığını, uyuşturucudan sabıkalı olduğunu ve “hâlâ bağımlı” bulunduğunu anlattı. Çelik, ifadesinde “DEAŞ, Hizbuttahrir ve El Kaide’yi terör örgütü görmüyorum. Türkiye’yi kafir görmekteyim” sözlerini kullandı. Saymaz, Çelik’in saldırıyı planladığı Ahmet-Murat İmrak kardeşlerle izbuttahrir örgütüne bağlı Köklü Değişim Dergisi çevresinde tanıştığını, planın da Çelik’in “Eylemden 3-4 hafta önce rüyamda Ahmet-Murat İmrak ve Yunus Emre Sarban’la Filistin’de İsrail ile savaştığımı gördüm” diye anlattığı rüyayla hız kazandığını yazdı.

Saymaz, ilgili bölümde şunları aktardı:

“Uyuşturucu müptelasının rüyası

Çelik ve İmrak kardeşler sıklıkla araçla gezip sohbet ediyordu.

Bir yolculuk sırasında sohbet İsrail’in Gazze’deki devlet terörüne bağlandı.

Çelik:

“Her buluşmamızda İsrail’in Filistin’e yaptığı soykırımı konuşuyor, İsrail’e ders vermemiz gerektiğini düşünüyorduk. İsrail’in hapisteki insanları idam etme olayı son nokta oldu. Bu beni çok etkiliyordu. Eylemden 3-4 hafta önce rüyamda Ahmet-Murat İmrak ve Yunus Emre Sarban’la Filistin’de İsrail ile savaştığımı gördüm. Şehit olduğumuzu görmedim.”

Anlaşılan, uyuşturucu müptelasının rüyasıyla başlamış her şey.

Bir hafta önce planladılar

31 Mart.

Çelik ve İmraklar Darıca’da araçla dolaşırken, İsrail veya ABD Konsolosluğu’na saldırıyı planladılar. Diplomatları rehin alarak, taleplerde bulunacaklardı.

ABD Konsolosluğu’na saldırmaktan, güvenliği aşamayacaklarını görüp hemen vazgeçtiler.

İmraklar kilise ve sinagoglara saldırmayı teklif etti. Ancak ibadethanelere saldırı yanlış olacağını düşündüler.

Haliyle İsrail Konsolosluğu’nda karar kıldılar.

Çelik, gece eşine “İsrail zulmüne karşı eylem yapacağım” diye haber verdi.

Eşi Cansel, İmrakları kastederek, “Uyma onlara!” dedi.

“Sizi polise şikayet edeceğim” diye tehdit etti.

Çelik, anlatıyor:

“Eşime Ahmet ve Murat’ın yanlış yolda olduklarını, cihad için başımızda komutan olması gerektiğini söyledim. Eylem yapamayacağım anlattım. Eşim de sevindi.”

Aslında yalan söylemişti.

Aynı gece eşi ve çocuklarını, Konya’daki kayınpederinin evine bıraktı.

Ertesi sabah Gebze’ye döndü.

İlk keşif

1 Nisan.

Çelik ve İmrak kardeşler keşif için İstanbul’a doğru yola çıktı.

Polis barikatlarının yanında yürüdüler.

Bir durakta oturdular.

TOMA araçlarına ve nöbetçi polislere baktılar.

Araçla konsolosluğun yakınına kadar gelebileceklerini gördüler.

Murat İmrak, dönüş yolunda, saldırıya katılmaktan vazgeçtiğini söyledi. Zaten konsolosluğun boş olduğunu, içeride diplomat bulunmadığını anlattı.

Diğer iki kişi ise Murat’ın kendilerini vazgeçirmek için yalan söylediğini düşündü.

Onlar eylemde kararlıydılar.”

Yazının tamamını okumak için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.